 |
| Sıkça Sorulan Sorular |
| |
Böbreğin başta süzme işlevi olmak üzere tüm görevlerinde aksama olmasıdır. Böbreğin süzme işlevi azalınca üre, kreatinin gibi atık maddeler vücutta birikmeye başlar.
Üre, kreatinin gibi çöplerin vücuta birikmeye başlaması ile hastada daha önce olmayan belirtiler ortaya çıkar; kalp, akciğer, sinir sistemi, kemikler, bağırsaklar, deri gibi birçok organ etkilenir ama yakın ve sağlıklı bir hasta- hekim- hemşire işbirliği ve doğru tedavi ile bu etkilenmelerin çoğu önlenebilir veya hastaya önemli bir sorun çıkarmaz. |
| |
Vücutta birikmiş üre gibi zararlı maddelerin ve aşırı suyun bir membran aracılığı ile vücuttan uzaklaştırılması işlemidir. İlerlemiş böbrek yetmezliğinin tedavisinde kullanılır. Diyaliz tedavisi bozulmuş böbrek işlevlerinin bir kısmını düzenleyerek yaşamın devam etmesini sağlar. 30-40 yıl önce ilerlemiş böbrek yetmezliği olan hastalar günler-haftalar içinde kaybedilirdi. Diyaliz teknolojisinde sağlanan gelişmeler, bu hastalarda önce yaşam süresini uzatmış, daha sonra yaşam kalitesinin artmasını sağlamıştır. Bu nedenle günümüzde diyaliz hastaları şanslıdır. |
| |
İlk kez 1944 yılında Hollandalı bir hekim olan Kolff tarafından yapılmıştır. Özel bir membran ile hastanın kanının makineler aracılığı ile temizlenmesi işlemidir. Hemodiyaliz işleminin gerçekleşmesi için yeterli kan akımı sağlanmalı, bir membran ve hemodiyaliz makinesi sağlanmalıdır. Yeterli kan akımınının sağlanması için hastanın atar ve toplar damarı arasında bir pencere ( arteriyovenöz fistül ) yaratılmalı veya hastanın büyük bir toplar damarına geçici kateter konmalıdır.
Hemodiyaliz tedavisi hastanın böbrek yetmezliğinin şiddetine, yaptığı idrar miktarına bağlı olmak üzere haftada 2 - 3 kez 4 - 6 saat süre ile uygulanır. Yetersiz hemodiyaliz tedavisi hastada hasara ve ölümlere yol açabilir. Hemodiyaliz tedavisi genellikle hastanede veya bir hemodiyaliz ünitesinde uygulanır. Ancak uygun makine ve ekipmanla evde de uygulanabilir.
Türkiye’de yaklaşık 15 bin hemodiyaliz hastası vardır. |
| |
Hastanın fiziksel, ruhsal yönden kendini daha iyi hissetmesini sağlar.
Yaşam kalitesini ve süresini uzatır.
Hastanın sosyal bağımsızlık kazanmasına yardım eder.
Kan basıncı kontrolünü kolaylaştırır.
Anemi (kansızlık) olmamasını sağlar.
Kemik hastalıklarının önlenmesinde yardımcı olur.
Vücut fonksiyonlarının daha dengeli çalışmasını sağlar. |
| |
- Önerilenden fazla süt, yumurta, et, balık, tavuk
- İçeriği bilinmeyen çörek, kek, kurabiye, pastalar, krakerler
- Konserve, turşu, salamuralar, sucuk, pastırma, salam, sosis, vb
- Sakatatlar ( karaciğer, beyin, böbrek, dalak, yürek, dil, işkembe, vb)
- Kuruyemişler, kurutulmuş meyveler ve sebzeler
- Meşrubatlar, boza, kahve, kakoa, neskafe, koyu çay, kola, gazoz, soda, maden suyu, hazır meyve suları
- Çikolata, pudingler, dondurmalar
- Kurubaklagiller ( kuru fasulye, nohut, kuru bakla, barbunya fasulyesi, mercimek)
- Bulgur, mısır, tarhana
- Tahin, pekmez, tahin hevası, kaymak, krema, soslar, mayonezler
- Pancar, bakla, ıspanak, tatlı kabağı, mantar, kereviz, enginar, asma yaprağı, patates
- Muz, kavun, hurma, pestil, kuşburnu
- Tuz ve tuzlu yiyecekler
- Listede önerilenin dışındaki her türlü meyve ve sebzeler
- Her türlü margarin, tereyağ, iç yağı, kuyruk yağı
- Yağda kızartılmış ve kavrulmuş yiyecekler
- Acılı baharatlar
- Koyun - kuzu eti, tavuk ve hindi derisi
- Et suları ve et suyu ilave edilmiş yiyecekler.
|
| |
Protein
Dengeli bir beslenmeyi sağlamanın esası, ihtiyacı karşılayacak şekilde protein ve kalori almaktır. Yetersiz protein veya fazla tüketim hasta için tehlikeli sonuçlar yaratabilir.
Sağlıklı bir insan 0.75 gr/kg, Hemodiyaliz hastası 1.2 gr/kg protein almalıdır (Diyaliz sırasında protein kaybı olduğu için diyaliz hastası normal bir insana nispeten daha fazla proteine ihtiyaç duyar.)
Örneğin; 70 kg´ lık bir hemodiyaliz hastası günde 80 - 85 gr protein almalıdır. Proteinler hayvansal gıdalarla alınmalıdır (yumurta beyazı, süt ve süt ürünleri, tavuk eti .. vb)
Protein Açısından Zengin Gıdalar ;
Her türlü et, yumurta, peynir, süt ve süt ürünleri, yoğurt.
|
|
|